Türkiye Basını

Avrupa Konseyi Makamları ile Strasbourg’da Görüşüldü

Avrupa Konseyi’nin baroların güçlendirilmesi projesi kapsamında İzmir Barosu’nu temsilen Fransa’nın Strasbourg kentinde görüşmeler yapan Av. Deman Güler  uluslar arası mekanizmaların Türkiye’deki hak ihlallerine cevap vermekte yetersiz kaldığını belirtti. Avrupa Konseyi temsilcileri ile yapılan toplantılar üç gün boyunca devam ederken ziyarette CCBE (Avrupa Barolar Birliği) temsilcileri ile de mevcut durumun kısa bir değerlendirmesi yapıldı. CCBE temsilcisinin katıldığı toplantıda bir konuşma yapan Av. Deman Güler, Diyarbakır Baro Başkanı merhum Tahir Elçi’nin ölümünden sonra CCBE’nin kendisine verdiği insan hakları ödülünü hatırlatarak mevcut soruşturmanın etkili şekilde yürütülmesi için tüm organların birlikte çalışması gereğine vurgu yaptı.

Daha fazla oku...

DG Hukuk “Güneydoğu Avrupa Hukuk Günleri”ne Katıldı

Av. Deman Güler, Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da düzenlenen ve açılışını Sırbistan Adalet Bakanı’nın yaptığı “Güneydoğu Avrupa Hukuk Günleri” etkinliğinin kapanış oturumunda “Türk Hukuk Pratiğinde Ayrımcılık Yasağı” adlı sunumu gerçekleştirdi. CRD Avrupa Direktörü Goran Miletic’in moderasyonunu yaptığı panelde Makedonyalı hukukçu Dragana Drndarevska, Sırbistan’dan Jovana Vukovic, Arnavutluk’tan Fation Kaca ve Kosova’dan Anton Nrevaj da bölgedeki ayrımcılık yasağına dair deneyimlerini aktardılar.

Daha fazla oku...

Av. Deman Güler Birleşik Krallık’ta Avrupa Konseyi Projesi Kapsamında Görüşmelerde Bulundu

Av. Deman Güler, 25-27 Haziran 2019 tarihleri arasında düzenlenen ve insan hakları merkezlerinin kapasitesinin geliştirilmesini hedefleyen çalışma ziyareti için İzmir Barosu  adına Birleşik Krallık’a gitti. Av. Deman Güler, İngiltere ve Galler Hukuk Cemiyeti ile İnsan Hakları İzleme Örgütü başta olmak üzere çeşitli hukuk kurumları ve insan hakları kuruluşları ile yapılan toplantılara katılarak önümüzdeki dönemde İzmir’de hayata geçirilmesi planlanan çalışmalar için ikili görüşmelerde bulundu.

Daha fazla oku...

“Türkiye krizi başından beri yanlış yönetiyor”

DW Türkçe, Türkiye’nin Avrupa’ya geçişleri engellemeyeceği kararını almasının ardından Edirne’den Ege kıyılarına göçmen yolculuğunun izini sürdü. Bu yolculuk sırasında Edirne’den Avrupa’ya geçemeyenlerin Çanakkale ve İzmir’e geldiğine; Ege kıyılarından Yunan adalarına geçemeyenlerin ise Edirne’ye minibüslerle götürüldüğüne şahit olduk. Kıyılardaki geçiş yoğunluğu, Edirne sınırındaki kadar değildi. Bazı göçmenler “kandırıldığını” düşünerek Türkiye’ye öfkeliyken, bazıları ise Yunanistan’ın sert müdahalesinden şikâyetçiydi. Kimi sınırdan geçmeyi deneyip başarılı olamayınca geri dönüyor, kimiyse hiçbir şekilde dönmeyeceğini, geçene kadar sınırda bekleyeceğini söylüyordu. İnsanların canı pahasına yollara düştüğünü dile getiren avukat Deman Güler, Türkiye’nin mülteci kartını oynayarak Avrupa’ya blöf yaptığını ancak Avrupa’nın da bu blöfü görmezden gelemediğini düşünüyor. Mülteci hakları alanında çalışan avukata göre, göçmenlerin Edirne sınırından Avrupa’ya geçmeye çalışmasının en önemli sebeplerinden biri, Yunan adalarının “açık cezaevine” dönüşmesi… Kaynağa Git

Daha fazla oku...

Mülteci krizi: Gitmeyenler

Türkiye’nin sınır kapılarını açtığı haberleri sonrası çeşitli illerden harekete geçen yüzbinlerce göçmen Edirne sınır kapılarına gitti. Fakat Suriyeliler, sınıra giden göçmenlerin az bir kısmını oluşturuyor. Tarih boyunca göçmenlerin Avrupaya geçiş noktası olarak en sık kullandığı rotalardan biri olan İzmir’de 146 bin 560 Suriyeli yaşıyor. BBC Türkçe’den Ege Tatlıcı, İzmir’de uzun yıllardır yaşayan ve Türkiye’den ayrılmak istemeyen Suriyeliler ve İzmir Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Deman Güler ile görüştü. Kaynağa Git

Daha fazla oku...

Deman Güler: Salgın, haklarımızı yok etmemeli

İzmir Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Deman Güler salgın nedeniyle alınan tedbirler gerekçe yapılarak insan hak ve özgürlüklerinin ihlal edilmemesi gerektiğini vurguladı: Salgının hukuk devletinden giderek uzaklaşmanın yeni bir aracı haline getirilmesi mümkün. Hakan Aygün’ün tutuklanması, Fatih Portakal’a Cumhurbaşkanı tarafından suç duyurusunda bulunulması taze örnekler… İzmir Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Deman Güler DUVAR – Çin’de 2019’un Aralık ayında ortaya çıkıp ülkemiz sınırlarına Mart ayı içinde giren korona virüsü salgını, aradan dört ay gibi uzun bir süre geçmesine karşın hepimizi hazırlıksız yakaladı. Salgına karşı ilk tepkiler her bilinmezde olduğu gibi önce şaşkınlık, ardından korku ve en sonunda da tedbir şeklinde gelişti. Ülkemizdeki ilk vakanın üzerinden yaklaşık bir ay geçmesinden sonra kamuoyu, sağlık sisteminin bu büyük krize vereceği tepki ile ilgileniyor. Ancak korona virüsünün etkisi toplum sağlığının yanı sıra pek çok sosyal meseleyi de tartışılır hale getirdi. Bu dönemde çok az konuşulan fakat [...]

Daha fazla oku...

Barolara dair yeni düzenleme neler getiriyor?

İstedikleri gerçekleşirse 30 üyeli bir baro 4 delegeye sahip iken 10 bin üyeli İzmir Barosu 5 delegeye sahip olacak. Bu plan uygulanabilirse sonuçta iktidara yakın bir TBB yaratılacak. Hesap bu. Yeni öneride bir başka değişiklik de bugün 10 baro ile mümkün olan olağanüstü genel kurula çağırma sayısının 25 baroya çıkarılması ve olağanüstü genel kurullarda seçim imkânının ortadan kaldırılması. Deman Güler* Bu sabah erken saatlerde uzun süredir ülke kamuoyunu meşgul eden ve “çoklu baro” düzenlemesi diye anılan kanun teklifi AKP tarafından Meclis Başkanlığına sunuldu. Yasa teklifini meclise sunan AKP Grup Başkanvekili Cahit Özkan teklifi sunmalarının ardından “Barolar başta olmak üzere hukuk dernekleri, akademik çalışma yapan akademisyenleri teşkilatlı ya da teşkilatsız bütün avukatların görüşlerini aldık” açıklamasında bulundu. Yasa teklifi detaylıca incelendiğinde esas amacın üç büyük kentte çoklu baro sistemine geçmek, Türkiye Barolar Birliği (TBB) başkanını ve yönetimini seçmekle görevli baro delegelerinin sayısını değiştirmek olduğu [...]

Daha fazla oku...

“Hukuk siyasi bir meseledir ve baroların duruşu hukuku olduğu kadar siyaseti de etkilemektedir”

DİNÇER DEMİRKENT: Türkiye’de yargının bağımsızlığı ve hukuk devleti ilkesine ilişkin sorunlar olabildiğinde derinleşirken yargılama sürecinin eşit bir tarafı olması gereken savunmaya yönelik baskıların da arttığı bir süreci yaşıyoruz. OHAL döneminde çıkarılan kararnameler ile savunmanın haklarının kısıtlanmasından, Soma katliamı davası gibi toplumsallaşmış yargılama süreçlerinde yer alan avukatlara yönelik baskılara kadar birçok pratik karşımıza çıkıyor. Cezaevinde adil yargılama talebiyle avukatlar açlık grevine başlamış durumda. Bu koşullar göz önüne alındığında ilk olarak Türkiye’de savunmanın güncel sorunlarının bir fotoğrafını çekmenizi isteyeceğim. A. DEMAN GÜLER: Türkiye’de savunmanın sorunlarını son dönem yaşananlar üzerinden değerlendirmek gibi bir sıkıntımız var. Bizim ülkemizde tarih yazıcılığının bir türlü istenen seviyeye gelmemesinin bir sonucu olarak avukatlık tarihi ve pratikleri de neredeyse hiç incelenmemiş bir konudur. Avukatlar savunma mesleğinin dünyada ve Türkiye’de nereden nereye geldiğini ancak ilgileri ölçüsünde ve kulaktan dolma bilgilerle öğrenirler. Savunmanın önemi ve niteliğine dair hukuk fakültelerinde neredeyse tek bir [...]

Daha fazla oku...

O uygulama görme engelli gencin kanına dokundu

Lösemi hastası Öykü Arin Yazıcı için devam eden donör olma kampanyası kapsamında kan vermek üzere İzmir Konak’ta bulunan Kızılay Kan Bağışı Noktasına giden ancak görme engelli olduğu gerekçesiyle yanında ailesinden bir şahit olmadan kan veremeyeceği ifade edilerek geri çevrilen Yusuf Ak, İzmir Barosu Başkanı Av. Özkan Yücel ve İzmir Barosu İnsan Hakları Merkezi Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Deman Güler’in davetiyle İzmir Barosu’nu ziyaret etti. Ülkemizde engelli olmanın kadın veya LGBTİ olmak kadar büyük bir sorun olduğunu ifade eden Yusuf Ak, 27 yıllık engelli yaşamında ilk defa bu kadar açık bir ayrımcılığa uğradığını söyledi. Başına gelenin mevzuattan ya da bir personelin bireysel tutumundan kaynaklandığına bakılmaksızın esasen Kızılay kurumu adına yapıldığını dile getiren Yusuf Ak, “Kızılay’dan bu anlamda iyi niyet adımı olarak yazılı bir özür talep ediyorum” dedi. MEVZUATTA BÖYLE BİR HÜKÜM YOK İzmir Barosu İnsan Hakları Merkezi Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Av. [...]

Daha fazla oku...

İzmir’de insan hakları savunucuları, hak mücadelesinin sorunlarını anlattı

İzmir Barosu, İnsan Hakları Haftası kapsamında “İnsan Hakları Savunucuları, İnsan Hakları Mücadelesinin Sorunlarını Konuşuyor” başlıklı bir etkinlik düzenledi. Etkinlikte KHK ile ihraç edilen akademisyenler, insan hakları savunucuları ve hukukçular yer aldı. Medyascope.tv olarak katıldığımız etkinlikte konuşmacılar Nilgün Toker, Cenk Yiğiter, İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel, Av. Özlem Yılmaz, Coşkun Üsterci, Zafer Kıraç, Av. Deman Güler ile konuştuk. Video İçin Tıklayınız

Daha fazla oku...